Menu

hasuder

El, ayak, ağız hastalığı  coxsakie A16 ve enterovirüs 71 gibi enterovirüsler tarafından oluşturulan, yaz aylarında görülen, çoğunlukla 10 yaş altındaki çocukları etkileyen ve genelde iyi seyirli bir enfeksiyon hastalığıdır. Özellikle Batı Pasifik bölgesindeki  ülkelerinde yaygın görülen bir enfeksiyon hastalığı olan el, ayak, ağız hastalığı, ülkemizde bazı yıllarda salgınlara neden olabilmektedir. Okulların açıldığı dönemde el, ayak, ağız hastalığı ve bu hastalıktan korunma için alınması gereken önlemlere uyulması önem taşımaktadır. 

 

El, ayak, ağız hastalığına en sık neden olan coxsackievirüslar, picornaviridae ailesi enterovirus cinsi içinde yer alan tek iplikli geniş bir virüs grubudur. A ve B olmak üzere iki alt gruba ayrılırlar. Bu virüs gruplarında  çok sayıda virüs tipi bulunur. İnsanlarda çeşitli klinik formlarda hastalık oluştururlar. 

 

  Patogenez

Virüs vucuda ağız ve solunum yoluyla girer. İlk önce farinks ve sindirim sisteminde üredikten sonra kana karışarak viremi oluştururlar. Bu sayede birçok organa yayılır. Çeşitli klinik bulguların oluşumuna yol açarlar.

Klinik Bulgular

Coxsackievirüslar değişik klinik bulgularla seyreden hastalıklara yol açarlar. İnkübasyon süresi 2-9 gün arasında değişir.

1- Herpanjina :Genellikle Coxsackie A virusu tarafından oluşturulur.Ani olarak başlayan ateş ,kusma başağrısı, yutkunma güçlüğü ,sırt , karın ve bacak ağrıları görülür.Farinks bölgesi genellikle hiperemiktir. Ağız , boğaz ve yutak bölgesinde veziküler lezyonlar oluşur. Lezyonlar papül şeklinde başlar ve vezikül halini alır. Veziküler yırtılarak ülser haline dönüşür. Genellikle yaz aylarında ve 10 yaşın altındaki çocuklarda sık görülür.

 

2-Pleurodynia: Epidemik miyalji olarak da adlandırılır. Genellikle Coxsacki B virüsleri tarafından oluşturulur. Ani ateş ile başlar. Göğüs bölgesinde ve sternumun arka tarafında bıçak saplanması tarzında ani bir ağrı oluşur. Bu ağrı hareket etmekle birlikte daha da artar. Bu belirtilere ilaveten Başağrısı, halsizlik, boğaz ağrısı, gastrointestinal rahatsızlık, karın kaslarının ağrısı ve kasılması, ense sertliği bulunabilir.

3-Aseptik menenjit: Genellikle Coxsaki A ve B virüsleri tarafından oluşturulurlar. Ateş, kırgınlık, başağrısı, karın ağrısı gibi ön belirtilerle başlar.Bundan 1-2 gün sonra sırt ve ense sertliği, kusma gibi meningeal irritasyon belirtileri görülür. Genellikle kendiliğinden iyileşir. Bir yaşın altındaki çocuklarda sekel bırakabilir.

4-Kalp hastalıkları: Genellikle Coxsaki A ve B virüsleri tarafından oluşturulurlar. Başlangıçta ateş, kırgınlık, iştahsızlık, kusma diyare gibi genel infeksiyon belirtileri ile başlar. Daha sonra bu tabloya perikardit, miyokardit, endokardit tablosu eşlik eder. Küçük çocuk ve bebeklerde ölüm oranı yüksektir.

5-Hafif yaz ateşi: Özellikle yaz aylarında görülen akut, ateşli infeksiyonlardır. Kısa sürede kendiliğinden iyileşir. Coxsakie A ve B virüsleri tarafından oluşturulurlar. Bazen döküntüde olabilir.

6-Soğuk algınlığı: Coxsakie A ve B virüsleri tarafından oluşturulurlar. Soğuk algınlığı tarzında infeksiyon yaparlar.

7-El,ayak ve ağız hastalığı: Coxsakie A virüsleri tarafından oluşturulurlar. Hastada ateş, ağız ve farikste ülserasyonlar, el ve ayaklarda veziküler döküntüler görülür. Bu döküntüler kol ve bacaklara doğru yayılır.Genellikle 7 yaşın altındaki çocuklarda görülür. Nadiren pnömoniden kaynaklanan ölümler meydana gelir.

8-Akut Hemorajik Konjuktivit: Bazı Coxsakie A virüsleri tarafından oluşturulurlar. Hasta kişilerde konjuktivit ve subkonjuktival hemoraji tablosu oluşur.

9-Diabetes Mellitus: Tip 1 diabeti olan kişilerde yapılan serolojik araştırmalarda Coxsakie B virüs infeksiyonuna karşı anlamlı düzeyde antikor pozitifliği olduğu görülmüştür.

10-Pankreatit: Genellikle yenidoğanlarda görülür.Erişkinlerde nadirdir.

11-Neonatal İnfeksiyonlar: Doğumdan sonra 2-3 hafta içinde görülür.İnfeksiyon belirtisiz seyredebileceği gibi, ağır klinik tablo şeklinde de seyredebilir. Hastalarda ateş, solunum yolu hastalığı, gastrointestinal bozukluklar görülür. Ağır infeksiyonlarda myokardit ve meningoensefalit görülür. 

Bağışıklık

İnfeksiyon sırasında nötralizan antikorlar, kompleman bağlayan antikorlar ve hemaglütinasyon inhibisyon antikorları oluşur. Oluşan antikorlar anneden fötusa aktarılır. Yetişkinlerde birçok Coxsakievirus tipine karşı antikor bulunur. Nötralizan antikorlar tipe özgüldür. Bu yüzden farklı virüs tipine ait infeksiyonları engelleyemezler. Bu antikorlar yıllarca pozitifliği sürdürürler. Komplemanı bağlayan antikorlar ise kısa sürede ortadan kaybolur.

Laboratuvar Tanısı

1- Virüs izolasyonu: Virüs hastalığın birkaç günü içinde boğaz çalkantı suyundan, ilk birkaç hafta içinde de dışkıdan izole edilebilir.Alınan inceleme örneklerinin duyarlı hücre kültürlerine ekimleri yapılır. Virüsler hücre kültürlerinde 5-14 gün içinde belirgin CPE yaparak ürerler.

2- Serolojik İnceleme: Çeşitli serolojik yöntemler kullanılarak ya spesifik IgG ve IgM antikorları araştırılır, ya da total antikor titresinde gittikce artan yükselme olup olmadığı araştırılır.

3- PCR

Epidemiyoloji

Coxsakievirus infeksiyonları bütün  dünyada yaygın olarak görülürler. Zaman zaman salgınlar oluştururlar. Virüs infekte kişilerin dışkılarında uzun süre bulunmakta olup, virüs yayılmasında önemli rol oynarlar.Bunun yanında hastalığın klinik bulgularına göre virüs boğaz salgılarıyla, solunum sekresyonlarıyla, vezikül sıvılarıyla da yayılabilir. 

Coxsakievirus’lar dışkı ile uzun süre atıldıklarından dolayı lağım sularında devamlı olarak bulunurlar. Bu yüzden dolaylı olarak sinekler ve hamam böcekleri de dolaylı olarak virüsü yayabilmektedirler. 

Oluşan infeksiyonların çoğu belirtisiz ya da hafif şekilde seyreder. İnfeksiyon sonucunda tipe özgül bağışıklık oluşur. Bu yüzden oluşan bağışıklık aynı tiple olan infeksiyonu önlediği halde, farklı tiplerle olan infeksiyonu engelleyemez. Genellikle aile içi infeksiyon şeklinde seyreder.

Korunma 

Koksaki, insanların sindirim sistemlerinde yaşayıp çoğalan ve dışkı ile yayılan bir virüs olup son derece bulaşıcıdır. Virüsler enfekte kişinin burun ve boğaz salgılarında, döküntülerin içindeki sıvıda ve dışkısında bulunabilir. Kişiler arası bulaşma iyi yıkanmamış eller ve dışkı ile bulaşık yüzeylerle temas neden olur. Ayrıca aksırık, öksürük sırasında damlacıkla da bulaşma olur. Virüsün en hızlı çocukları etkilediği ve oyuncaklar aracılığıyla bulaşmasının da mümkün oluğu bilinmektedir. Yazın havuz sezonunun açılması ve enfekte havuz sularının yutulması ise ayrı bir risk oluşturmaktadır.

Virüsten korunmanın en etkili yolu;  hijyen kurallarına uymak, meyve-sebzeleri iyice yıkamak ve kaynatılmış su içmekgibi basit ve kolay önlemlerdir.  Bu önlemler başlıca; 

1. Çocuklarla sıkı hijyenik önlemlerin alınması neredeyse imkansızdır, ancak bebeğin bezini değiştirdikten veya enfekte olmuş cilde temas etmesinden sonra el yıkama gibi iyi uygulamalar, diğer aile üyelerine viral bulaşmayı azaltabilir. 

2. Çocukların temas ettiği eşyaları, özellikle de oyuncaklar, emzikler ve ağızlarına koyabilecekleri öğeleri düzenli olarak temizlemeye çalışmak viral bulaşmayı azaltabilir. 

3. El yıkama, genel olarak, en iyi önleme tekniğidir. 

4. Hastalarla yakın temastan (öpüşme, sarılma gibi…) ve ortak tabak bardak kullanımından kaçınmak gerekir.  

5. Bazı çalışmalar, coxsackievirus'in fetusta gelişimsel ve diğer kusurlara neden olabileceğini düşündüğü için, hamile kadınlar HFMD'li çocuklarla (veya yetişkinlerle) temastan kaçınmalıdır.

6. Kişiler hastalığı başlatan viral tiple yeniden enfeksiyondan etkilenmese de kişi diğer coxsackievirus türlerine karşı bağışık değildir. (Örneğin, bir kişi, coxsackievirus B4'e karşı bağışıklık kazanabilir, ancak yine de diğer tüm coxsackievirus türlerine duyarlı olabilir)  

7. Otellerde, turistik yerlerde başta havuzlar olmak üzere tüm ortak kullanım alanlarının dezenfekte edilmesi, havuzlarda serbest klor düzeyinin 1,5-2.0 mg/litre düzeyinde tutulması, havuz kullanım kurallarına uyulması, özellikle çocuk havuzlarının temizliğine ve dezenfeksiyonuna özel gösterilmesi ölenmildir. 

8. Şu anda, mevcut ticari bir aşı bulunmamaktadır. 2014'te Çinli bilim adamları bebeklerde ve çocuklarda EV-71 enfeksiyonlarının önlenmesi için başarılı bir faz 3 aşı denemesinde bulunduklarını bildirdiler. Bununla birlikte, bu aşı halen deneysel olarak kabul edilmektedir. 

 

 

Hazırlayanlar: 

Prof. Dr. Tuncer ÖZEKİNCİ. Dicle Üniv. Tıp Fak. Tıbbi Mikrobiyoloji AD. 

Prof. Dr. Ali CEYLAN. Dicle Üniv. Tıp Fak. Halk sağlığı AD.

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Paydaşlarımız

Kongre-Sempozyum

Go to top