Menu

hasuder

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 1981 yılından bu yana her yıl enerji kullanımındaki verimliliğe dikkat çekmek amacı ile ve Ocak ayının ikinci haftası düzenlenen Enerji Verimliliği Haftasının bu yıl 38.'si 7-13 Ocak tarihleri arasında yapılıyor. Ancak 38.'si düzenlenmesine karşın Enerji Verimliliği Haftasının amaçlanan hedeflere ulaştığını söylemek çok zor.

 

Ülkemiz bugün itibarı ile başta fosil yakıtlar olmak üzere toplam enerji gereksiniminin %80’ninden fazlasını ithal ediyor. Elektrik üretimimizin ise yaklaşık %55’i ithal birincil enerji kaynakları kullanılarak yapılıyor. Üstelik kamuoyuna ‘yerli kaynaklara dayalı elektrik üretimi yapıyor’ diye sunulan kömüre dayalı termik santrallerin büyük bölümü de ithal ettiğimiz kömürü kullanarak çalışıyor. Diğer yandan üretilen elektriğin Türkiye İstatistik Kurumunun (TUİK) resmi rakamlarına göre %55’i sanayide; %22,2’si ise meskenlerde tüketilmektedir. Sadece bu oran bile bize enerji verimliliği yaklaşımını öncelikle sanayide düşünmemiz gerektiğini göstermektedir. Yakından incelendiğinde ülkemiz de enerji sarfiyatı yüksek; ancak ekonomimize sağladığı getiri düşük olan hurda demir-çelik, çimento sanayi gibi sanayi alanlarının kurulu olduğunu ve bu sanayi dallarının başta elektrik olmak üzere yüksek enerji tüketildiği görülmektedir.  Bu sanayi alanları sadece enerji tüketiminin yüksekliği ile değil; ayrıca hem kendi yarattıkları çevre kirliliği ile hem de yüksek enerji talepleri nedeni ile bu gereksinimlerini karşılamak için çevrelerine kurulu kömürlü termik santrallerin başta hava kirliliği olmak üzere yarattığı çevre kirliliğine neden olmaktadır. Bunun sonucunda da başta bu tesislerin çevresinde yaşayan insanların sağlığı bozulmakta ve flora ve fauna kayıplar görülmektedir.

Sonuç olarak 38.'sinin düzenlendiği Enerji Verimliliği haftasında Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) olarak; gerçek anlamda enerji verimliliğinin sağlanmasının ancak aşağıda belirttiğimiz maddelerin yerine getirilmesi sayesinde mümkün olabileceğini düşünüyoruz:

  • Ülkemizde güvenilir, sürekli, kaliteli, çevreye etkisi en aza indirgenmiş, ucuz enerji üretimi için öncelikle başta rüzgar ve güneş enerjisi olmak üzere yenilebilir kaynakları geliştirilmeli ve elektrik üretimi içindeki payı artırılmalıdır. Gerçek anlamda yerli enerji kaynaklarının yenilenebilir enerji kaynakları olduğu unutulmamalıdır.
  •  Ülkemizin sanayi tercihleri tekrar gözden geçirilmelidir. Enerji talebi düşük, ekonomik getirisi yüksek sanayi dalları tercih edilmelidir. Başta hurda demir-çelik, çimento sanayi olmak üzere gerek enerji tüketimi yüksek gerekse çevre ve insan sağlığı açısından yüksek riskli sanayi alanlarından kaçınılmalı; kurulu olanları tavsiye edilmelidir.
  • Yeni kömürlü termik santraller yapılmamalı; kurulu olanlar da belli program içinde kapatılmalıdır.
  • Özellikle elektrik üretimi açısından bölgesel üretim; bölgesel tüketim yaklaşımı tartışılmalıdır. Böylece verimlilik açısından enerji naklinden kaynaklanan kayıp ve maliyet artışlarının önüne geçilebilir.  Diğer yandan her bölge tüketimi kadar üretim yapacağı için bölge insanı verimlilik ve tasarrufa azami ilgiyi gösterecektir.
  • Enerji ile ilgili yatırımlarda yatırım yapılacak bölge insanının mutlaka görüşleri alınmalıdır.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

 

* Dr. Ahmet Soysal tarafından HASUDER Yönetim Kurulu adına hazırlanmıştır.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Paydaşlarımız

Kongre-Sempozyum

Go to top