Menu

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Tütünsüz Bir Dünya Günü olarak kabul ettiği 31 Mayıs tarihinde her yıl tütün kullanımıyla ilişkili sağlık ve diğer riskleri vurgulamakta, tütün tüketimini engellemek için etkili politikaların olması gerektiğini savunmaktadır. Devamı için tıklayınız.

HALK SAĞLIĞI UZMANLARI DERNEĞİ-TÜTÜN ile MÜCADELE ÇALIŞMA GRUBU

 

sigara

9 ŞUBAT SİGARAYI BIRAKMA GÜNÜNDE

BIRAKMAK İÇİN KARAR VEREBİLİRSİNİZ ve HAREKETE GEÇEBİLİRSİNİZ !

 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2014 yılında yapılan araştırmaya göre ülkemizde 15 yaş ve üzerinde 100 kişinin 27’si (%27,3) her gün ve 5’i (%5,2) de ara sıra sigara içmektedir. Bir başka ifadeyle her 100 kişinin 32’si sigara ile ilişkisi bulunmaktadır.[1] Sigara dumanından pasif etkilenim riski de göz önüne alındığında sigaranın/tütünün zararı toplumumuz için oldukça üst seviyelerdedir.

Sigara içmek basit bir tercih (ya da basit bir davranış) değildir, bir BAĞIMLILIKTIR.[2] Bağımlılık bir sağlık sorunudur ve mücadelesinde bağımlı olan ile sağlık çalışanının işbirliğini gerektirir. Ülkemizde bu işbirliğinin hayata geçtiği en önemli kamu yapısı Sağlık Bakanlığı Sigara Bırakma Klinikleridir.[3] Buna ek olarak ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı da sigarayı bırakmak isteyenlerin başvurabilecekleri telefon hattıdır. [4]

Halk Sağlığı Merkezleri (HSM)  Raporu*

HASUDER-Sağlık Politikaları ve İstihdam Çalışma Grubu

05 Mayıs 2016

(*Bu rapor HASUDER ve Türkiye Halk Sağlığı Kurumu arasında 30 Mart 2016 tarihinde Ankara’da ve 30 Nisan 2016 tarihinde İstanbul’da yapılmış olan iki toplantının bulguları temel alınarak hazırlanmıştır. Raporu hazırlayanlar: B.Kılıç, E.Eser, Z.Öztek, M.Ertem, T.Günay, O. Günay, D. Altun.)

I-SAĞLIK BAKANLIĞININ HALK SAĞLIĞI MERKEZLERİ (HSM) HAKKINDAKİ PLANLAMASI

I.1-Halk Sağlığı Merkezi (HSM) / Toplum Sağlığı Merkezi (TSM) ayırımı

Değerli Üyelerimiz,

Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinin Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (EKMUD) öncülüğünde kurulan ve derneğimizin de düzenleme kurulunda olduğu Erişkin Bağışıklama Akademisi 25-26 Şubat 2017 tarihleri arasında Ankara Sheraton Otel ve Kongre Merkezinde bilimsel etkinlik yapacaktır. Bilimsel etkinlik programına ulaşmak için TIKLAYINIZ...

eriskin

 

TTB ve Uzmanlık Derneklerinden 'Tütün Kontrolü' Hakkında Açıklama

Türk Tabipleri Birliği ve TTB UDEK üyesi uzmanlık dernekleri, tütün kontrolüne ilişkin ortak açıklama yaptı. 30 Haziran 2016 günü yapılan açıklamada, düz paket uygulamasının tütün endüstrisi ile mücadelenin en önemli bileşenlerinden biri haline geldiği belirtilerek, TBMM'ye bu yönde sunulmuş iki kanun teklifi bulunduğu hatırlatıldı. 

TTB ve açıklamada imzası olan kurumların, söz konusu kanun tekliflerinin içeriğini desteklediğine yer verilen açıklamada, TBMM'den de bu düzenlemelerin yasalaşabilmesi yönünde destek istendi.  

KAMUOYUNA DUYURU

30.6.2016

 (Gözden geçirilmiş) 21.12.2015

  1. Çalışma grubunun amaç/ları

Çalışma grubunun amacı, BOH konusunda Halk Sağlığı Uzmanları Derneği şemsiyesi altında görüş ve  bilgi üreterek ülkedeki BOH’la ilgili sağlık politikalarının belirlenmesinde yönlendirici olmaktır   

TSH GORUNTU

Sonuç Raporu

1- Halk Sağlığı Uzmanları, devlet tarafından kamu sağlık örgütlenmesinde yönetici sorumluluğunu üstlenmek üzere yetiştirilmektedir. Bu görüşten hareketle Sağlık Bakanlığı’nın da talepleri sonucunda son yıllarda giderek artan sayıda halk sağlığı uzmanı yetiştirilmektedir. Ancak Sağlık Bakanlığımızın gerek merkez gerekse taşra teşkilatında halk sağlığı uzmanlarının önemli bir çoğunluğunun “görev tanımına” uygun olmayan konumlarda çalıştırıldığı görülmektedir. Halk sağlığı uzmanlarının Sağlık Bakanlığı teşkilatında hangi görevlerde çalıştırıldıkları konusunda Halk Sağlığı Uzmanları Derneğinin (HASUDER) bilgi birikimini güncellemesi ve Bakanlıkla paylaşması uygun olacaktır. Başta temel sağlık hizmetleri olmak üzere halk sağlığı uzmanlığı görev tanımı içinde yer alan sorumluluklar ya başka alanda uzman olan hekimlere ya da pratisyen hekimlere verilmiştir. Bu durum, bir hastanede özel bir uzmanlık görevinin, sözgelimi bir üroloji kliniğinin, ilgili uzmanlık alanı dışındaki bir uzmana ya da bir pratisyen hekime verilmesi ile eşdeğerdir; ne bilimsel ne de yönetsel açıdan kabul edilemez. Taslağı kamuoyu ile gayrıresmi kanallarla paylaşılan "torba yasada" birçok disiplinin adı geçerken, adında "halk sağlığı" olan yapılanmalarla ilgili maddelerde "halk sağlığı uzmanının” adı geçmemektedir. Bu önemli eksiklik mutlaka giderilmelidir. Halk Sağlığı uzmanlarının bu konudaki talepleri HASUDER tarafından gerek yönetsel, gerekse hukuksal zeminde gündeme getirilmeli ve süreç ısrarla takip edilmelidir. Öte yandan, temel sağlık hizmetleri sunumu açısından önemli bir insan gücü olan Halk Sağlığı Hemşireliğinin de geliştirilmesi için çalışılmalıdır.

HASUDER-UIG 2012 yılında HASUDER YK’nun önerisiyle Derneğin uluslararası işbirliğini geliştirmek amacıyla kuruldu. Grubun yürütücülüğünü Dr. Belgin Ünal üstlendi.

HASUDER-UIG

Dr. Belgin Ünal

Dr. Fatma Nur Baran Aksakal

Dr. Gamze Varol Saraçoğlu

ETKİNLİKLER

8.TSH BULUŞMASI KARARLARI

6 ve 7 Mayıs 2016 tarihlerinde İzmir’de Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Muhittin Erel Amfisinde gerçekleşen 8.Temel Sağlık Hizmetleri Buluşmasına (8.TSH-B) 229 temel sağlık hizmetleri çalışanı, sağlık yöneticisi, uzmanlık öğrencisi ve akademisyen katılmıştır. 8.TSH-B strateji ve politikaların, sorunların, üretilenlerin ve görüşlerin irdelendiği 2 günlük bir etkinlik olmuştur. Temel sağlık hizmetlerinin insan gücü, örgütlenme, finansman, işlevler, düzenlemeler ve eğitim başlıklarında irdelendiği buluşmada, 2 konferans, 4 panel, 2 bildiri oturumu, 3 ayrı başlıkta yürütülen 1 grup çalışması oturumu ve etkinliğin sonunda 1 forum gerçekleştirilmiştir.

Hollanda Eğitim Gezisi Raporu

HASUDER ULUSLARARASI İLİŞKİLER ÇALIŞMA GRUBU (UİG)

2. ULUSLARARASI GEZİCİ EĞİTİM SEMİNERİ (HOLLANDA) RAPORU

(20-24 Nisan 2016)

Prof. Dr. Belgin Ünal, Prof. Dr. Bülent Kılıç, Prof. Dr. Tacettin İnandı, Dr. Ceren Arkant, Dr. Asuman Okur, Dr. Hilal Görgel, Dr. Buhara Önal

GİRİŞ ve AMAÇ

Ön hazırlıkları 2014 yılında HASUDER Yönetim Kurulu başkanı Prof. Dr. Tacettin İnandı ve yönetim kurulu üyesi Prof. Dr. Alp Ergör tarafından başlatılan uluslararası etkinliğin ilk toplantısı Hollanda Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (NVAG) ile HASUDER arasında, Ankara’da 2014 yılında yapılmıştır. Daha sonra bu toplantının uluslararası bir eğitim semineri çalışması olarak 20-24 Nisan 2016 tarihleri arasında Hollanda’da da gerçekleştirilmesi planlanmıştır. Finansman sorunları nedeniyle gezinin gönüllü katılımcılarla yapılması kararlaştırılmış, başlangıçta 9 gönüllü kişi gezi için kayıt yaptırmasına karşın gezi 7 kişi ile gerçekleştirilebilmiştir. Gezici eğitim semineri masrafları (ulaşım, konaklama, yemek) yaklaşık olarak kişi başı 500€ olmuştur.  Gezi organizasyonu sonrasında UİG tarafından yapılan başvuru sonrası HASUDER Yönetim Kurulu geziye 500€ katkıda bulunma kararı vermiştir. Yönetim Kuruluna bu desteği nedeniyle teşekkür ederiz. Seminerin Hollanda’daki tüm organizasyonu HASUDER UİG yürütücüsü Prof. Dr. Belgin Ünal ile Hollanda Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (NVAG) adına Dr AWJ Teunissen arasında yapılan görüşmelerle gerçekleştirilmiştir.

BULGULAR

Gezinin Birinci Günü (20 Nisan 2016):

Gezinin ilk gününde Amsterdam yakınlarındaki Leiden kentinde Toplum Sağlığı Merkezi toplantı salonunda (GGD - Gemeentelijke Gezondheids Dienst / Hollands Midden Leiden Toplum Sağlığı Merkezi) gerçekleştirilen sunumlar yeralmıştır. Toplantılarda Hollanda Halk Sağlığı Uzmanları Derneği NVAG adına hoş geldiniz konuşmalarını dernek başkanı Dr Lode Wigersma ve Dr AWJ Teunissen yapmıştır. Konuşmalarda Hollanda ve Türkiye arasındaki benzerlikler ve farklılıklar vurgulanmış, Türkiye ve Hollanda’daki göçmenlerin durumundan bahsedilmiştir. HASUDER adına ise eski başkan Prof Dr. Tacettin İnandı bir teşekkür konuşması yapmış, Prof. Dr Bülent Kılıç ise Türkiye’deki halk sağlığı sistemi ve sağlık düzeyi göstergelerini sunmuştur. HASUDER UİG Başkanı Prof. Dr. Belgin Ünal günün sonunda olası işbirliği alanları üzerine bir sunum yapmıştır.

Toplantıda Hollanda Halk Sağlığı sisteminin tanıtımını Prof Dr EW Roscam Abbing yapmıştır.  Sunumda Hollanda’da Sağlık, Refah ve Spor Bakanlığının politika belirleyici olduğu, halk sağlığı hizmetleri yönetiminin ise desantralize edilerek belediyelere bağlandığı vurgulanmıştır (bakınız Şekil-1). Hollanda’da Sağlık Refah ve Spor Bakanlığı dışında Ulusal Halk Sağlığı Enstitüsü de toplum sağlığı hizmetleri sunumunda yerel yönetimlere danışmanlık ve politika belirlemede yardım etmektedir. Topluma yönelik sağlık hizmetleri için finansmanın ise bakanlıktan belediyelere ve ulusal enstitüye sağlandığı kaydedilmiştir. Sağlık hizmetlerinin sunumunda, yerel politikaların uygulanmasının, sorumluluğun ve maddi kaynak yönetiminin belediyelere verilmesinin Türkiye açısından değişik bir örnek olduğu tartışılmıştır.

Şekil-1: Hollanda Halk Sağlığı Sistemi

Hollanda’da halk sağlığı uzmanlarının da profesyonel bir otonomisi olduğu ve enfeksiyon hastalıkları kontrolü gibi bazı alanlarda yerel değil ulusal bir politika izlendiği özellikle belirtilmiştir. Sunumlarda iş sağlığı, okul sağlığı alanlarına da kısaca değinilmiş, her okulda doktor ve hemşirenin bulunduğu bir sağlık birimi olduğu belirtilmiştir. ‘School Health Care’ yasası ile birlikte, çocuğun gelişiminin yakından takip edildiği, örneğin okula gitmek istemeyen bir çocuğun niçin böyle olduğunun derinlemesine incelendiği, araştırıldığı örneklenmiştir.

Günün ikinci yarısında Hollanda’da Halk Sağlığı sorunları ve çözümleri konusu ise Dr S. De Gouw tarafından aktarılmıştır. Sunumda Hollanda’daki göçmenlerin durumları ve esas sorunlarına ağırlıklı olarak değinilmiştir. Hollanda’da yapılan bir araştırmaya göre, bir yıl içinde birden fazla kez yer değiştiren göçmen çocuklarda, mental distres riski 2.5 kat artmıştır. Göçmenlerde intihar girişimleri, kazalar, boğulma gibi dolaylı ölüm nedenleri de artmaktadır. Artmış diabet riskini, genetik duyarlılık ve sosyoekonomik değişikliklerle ilişkilendiren çalışmalardan bahsedilmiştir. Göçmen kadınlarda düşük/kürtaj oranının, göçmen olarak geldiğinde gebe ise daha yüksek olduğu bulgusu üzerinde de özellikle durulmuştur. Bir halk sağlığı sorunu olarak göçmenlerin durumu 3 örnek çalışma ile dile getirilmiştir. Dil engelinin çeviri bürosu aracılığı ile çözüldüğü, sağlık hizmetlerinin sunumunda doktor ile hastanın doğru iletişim kurmasının çok önemli olduğu, gerekli olduğu zaman çeviri bürolarından tercüman sağlandığı; bu hizmetin göçmenler gelmeden önce de verildiği, günlük tıbbi pratiğin bir parçası olduğu açıklanmıştır. Ayrıca son olarak ilaca dirençli tüberkülozun göçmenlerde ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğu belirtilmiştir.

Hollanda’da Yaşayan Türklerin Sağlık Göstergeleri ise Dr. B Middelkoop ve Dr. Aydın Şekercan tarafından aktarılmıştır. Türk göçmenlerdeki başlıca sorunlar hemoglobinopatiler, beta talasemi, sickle cell (orak hücreli) anemi, Vitamin D eksikliği, kalça kırıkları, sosyal stres, finansal stres, artan sigara içiciliği, çocuklarda fazla kiloluluk ve 15-24 yaş kadınlarda intihar oranları olarak sunulmuştur.

Türkiye’de son yıllarda ortaya çıkan Halk Sağlığı sorunları ise Prof. Dr. Bülent Kılıç tarafından aktarılmıştır. Sunumda daha çok Türkiye’deki Suriyeli sığınmacıların durumu, kadın cinayetleri ve giderek artan terör ve şiddet olayları üzerine durulmuştur. Suriyeli sığınmacıların Türkiye’de ‘misafir’ olarak nitelendirilmesinin yarattığı hukuksal boşluk ve yol açtığı sorunlar vurgulanmıştır.  Şiddet başlığı altında, kadın cinayetlerine değinilmiştir. Bu sorunun kaynağı olarak kadın karşıtı politikalar, eğitimsizlik ve yasaların uygulanmasındaki aksaklıklar tartışılmıştır. Bulaşıcı olmayan hastalıklar, bir diğer başlık olarak sunumda yer bulmuş, KDH ve DM’un giderek arttığı belirtilmiştir.

Gezinin İkinci Günü (21 Nisan 2016):

Leiden Bölgesel Halk Sağlığı Ofisi (Regionale Dienst Openbare Gezondheidszorg-RDOG)

Gezinin ikinci günü sabah Bölgesel Halk Sağlığı Ofisinde (Toplum Sağlığı Merkezi) merkezin sunduğu halk sağlığı hizmetleri merkez başkanı Dr.S. de Gouw ve ekibi tarafından aktarılmıştır. Bölgesel halk sağlığı politikaları acil sağlık hizmetleri ve ambulansalar da dahil olmak üzere obezite, alkol, sigara, doğum sonrası bakım hizmeti (ebeler tarafından gerçekleştirilen ev ziyaretleri) ve gençlik sağlık hizmetlerinden oluşmaktadır. Ancak aile hekimi tarafından sunulan sağlık hizmetleri ve hastane bakımı, halk sağlığı uygulamaları ile koordineli değildir. Çocukların aşılanması ve izlem, halk sağlığı profesyonelleri tarafından tedavisi ise aile hekimi veya pediatrist tarafından yapılmaktadır. Halk sağlığı uzmanları, tüm çocuklara koruyucu sağlık hizmeti sunarken; pratisyen hekimler çocukların %5-10’unu görmektedir. Hollanda’da, 0-19 yaş arasında, sağlık hizmetleri tamamen ücretsizdir.

Hollanda’da gebe izlemi kadın doğum uzmanları veya doğrudan sağlık sigortası üzerinden maaşı ödenen ebeler tarafından yapılmaktadır. Ebelerin görevi, doğum öncesinde evde tarama hizmetlerini vermek, çevresel koşulları değerlendirerek güvenilir olduğundan emin olmak, doğumu yaptırmak olarak sıralanmıştır. Halk sağlığı hizmetlerinin, gebe izlemine ise hiçbir müdahalesi bulunmuyor. Bebek doğduğunda, tüm kayıt bilgileri ailenin bağlı bulunduğu belediyeye gönderilmekte ve halk sağlığı ofisi, bebeğin verilerini belediyelerden elde etmektedir. Ancak toplum sağlığı merkezinin gebelik izlemine müdahalesi olmamasına rağmen; eğer gebenin bebek için risk teşkil edebilecek ruhsal/ fiziksel bir sorunu olması durumunda; detaylı araştırma yapılmasında görevi bulunmaktadır. Çocuk, okul çağında psikiyatrik, cinsel ya da herhangi bir tür sorun yaşarsa, sorunun asıl nedeni yine halk sağlığı ofisi aracılığıyla araştırılmatadır.

Bulaşıcı hastalıklar içinde tüberküloz (TB) kontrolu ile ilgili ülke 4 bölgeye ayrılmıştır. BCG aşısı rutin değildir ancak endemik bölgelerden gelen bebeklere uygulanmaktadır. Özellikle mültecilerin kabulü sırasında TB taraması yapılmaktadır. TB, Suriyeli mültecilerden çok Afrika’dan gelenlerde yaygın bir sorundur. Pozitif TB kültürleri, PCR ile laboratuarlarda doğrulanmaktadır. Mülteci merkezlerinde,  madde kullanımı/ Alkol/ Tüberküloz için girişte tarama programları yürütülmektedir. Hollanda’da yaşayan Türkler için de BCG aşısı artık uygulanmıyor. Hollanda’da TB bugün için import hastalık durumunda olup; olguların çoğu endemik bölgelerden gelmektedir.  TBiçin; önleme, tarama, tedavi, izolasyon gibi kontrol protokolleri mevcuttur.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklarda (CYBH) risk gruplarında Hep B aşı programı ve CYBH testi uygulanmaktadır. Bu test gençlere yönelik internet sitesi, okul eğitimleri, online testlerin sonuçlarına gore evlere gönderilen yeni testler  ve e-sağlık uygulamalarından oluşmaktadır. Seks işçileri, senede 2 kere seks kulüplerinde ziyaret edilmekte ve cinsel sağlık danışmanlığı, CYBH testleri gibi hizmetler verilmektedir. Tükürük testleri hastanın evinde yapılırken, kan testleri için hastalar CYBH kliniklerine gelmektedir. Kadınlarda, klamidya’nın %70’i hiçbir belirti vermediği için atlanabilmektedir. Hemşireler, bunu  araştırmakla görevlidir. CYBH’da bilgi paylaşımı sorumluluğu hastaya aittir(!) Hastaya kendisiyle ilgili sağlık bildirimi, hasta mahremiyeti ilkesi gözetilerek, cep telefonu mesajı ile yapılmaktadır.

Ev içi şiddet ve çocuk, yaşlı suistimali sorunları içinde ihbar hattı tel ve internet üzerinden bildirim mümkündür. Toplum sağlığı merkezi ve çocuk koruma merkezi bu olaylarla karşılaşmış vakaları 1 yıl takip etmektedir. Ekipte pediatrist-sosyal çalışmacı-gençlik sağlık merkezi çalışanları bulunmakta ve çocukla ilgili bir ihbar alındığında aileden izin almaksızın gereken işlemlerin yapıldığı belirtildi.

Toplantı sonrası Bölgesel Halk Sağlığı Ofisi alt katında bulunan Leiden Ambulans Müzesi ve 112 merkezi  gezildi.

Katwijk Belediyesi Gezisi

Gezinin öğleden sonraki bölümünde büyük bir mülteci merkezine ev sahipliği yapan Katwijk Belediyesiziyaret edildi ve Belediye Başkanıyla bir görüşme yapıldı. Belediye başkanı mülteci merkezin açılış sürecinde yaşananları, toplumun merkezle ilgisi algısını, yaşanan sorunları ve çözüm yollarını anlattı. Dil kursları, eğitim, barınma konusunda yapılanları özetledi. Mültecilere 2 yıl yatırım yapılacağını ancak bunun Hollanda vatandaşları ile bir çatışma alanı yarattığını söyledi. Ancak mültecilere yatırım yapmanın en iyi çözüm olduğunu, eğer yatırım yapılmazsa, bu sorunun daha pahalıya mal olacağını anlattıklarını söyledi. Toplantıda ayrıca Amsterdam Üniversitesi Halk Sağlığı Bölümünden Dr. Simone Goosen Hollanda’daki Sığınmacılar ve Göçmenlerin sağlığı üzerine epidemiyolojik çalışmaları özetledi.

Katwijk Sığınmacılar Merkezi – AZC /  Centrum of Asylum Seekers - COA  Gezisi

Katwijk Sığınmacılar Merkezi Suriyeli göçmenler başta olmak üzere ülkeye kabul edilen göçmenlerin bir toplanma merkezi. Mültecilerin burada 5 yıllık oturma izinleri bulunuyor. Daha sonrasında ne olacağı konusunda ise bir netlik yok.  Entegrasyon için farklı eğitim ve etkinlikler veriliyor. Özellikle dil kursları, resim ve bisiklet kursları var. Burada The Central Agency for the Reception ofAsylumSeekers (COA) göçmenlere ev sahipliği yapıyor ve temel ihtiyaçlarını karşılıyor. Mülteciler, ülkeye kabul edildikten sonra, Hollanda’da çeşitli bölgelere bu tip merkezlere gönderiliyor ve o aşamadan sonra bölgesel politikalar belirleyici oluyor. 

Mültecilerin tedavi edici hizmetlerini tek bir sigorta şirketi finanse ediyor(tercümanların ödeneği de bu sigorta şirketi tarafından yapılıyor) ve önce hemşire daha sonra aile hekimi ilgileniyor. Tercüman, genellikle telefon ile yardımcı oluyor. Mülteci annelerde post travmatik stres bozukluğu ve çocuk için mental risk olduğu söylendi.

Gezinin Üçüncü Günü (22 Nisan 2016):

Ulusal Halk Sağlığı ve Çevre Enstitüsü (National Institute for Public Health and the Environment, RIVM – Rotterdam)

Gezinin üçüncü günü Rotterdam kentinde yer alan Ulusal Halk Sağlığı ve Çevre Enstitüsü-RIVM, gezildi. Enstitü yaklaşık 100 yıl önce kurulmuş, ortaya çıkışı ‘hijyen’ konusu ile olmuştur. Hastalık kontrolünde merkezi yapının rolünü anlatan bir tanıtım filmi izledik.Ülkede enstitünün 7 bölge ofisi bulunmakta. Enfeksiyon hastalıkları kontrolü, ulusal immunizasyon programı, meme kolon taramaları, ilaç güvenliği, su ve gıda güvenliği, hava kalitesi, radyoaktivite, antibiyotik direnci gibi her konuda çalışıyor. Health promotion (sağlığın geliştirilmesi) politikasının, başarılı ve efektif olduğu belirtildi. Merkezi ve desantralize halk sağlığı yapıları tekrar konuşuldu. Bulaşıcı hastalık kontrolü merkezi yapı kontrolündeyken, diğer halk sağlığı girişimleri belediyeler aracılığıyla yürütülmektedir ancak enstitü belediyeler ve toplum sağlığı merkezlerine politika belirleme ve danışmanlık hizmeti vermektedir.

SONUÇ ve ÖNERİLER

Hollanda sağlık sistemi bir bütün olarak incelendiğinde halk sağlığı hizmetlerini belediyelere bağlı Toplum Sağlığı Merkezlerinin sunduğu, finansmanın çoğunlukla sosyal sigorta ve kısmen genel bütçeden karşılandığı görülmektedir. Hizmet basamaklandırılmış ve sevk zinciri kurulmuştur. Tedavi edici sağlık hizmetleri aile hekimliği tarafından sunulmaktadır.

Halk Sağlığı hizmetleri ile aile hekimliği hizmetleri tamamen birbirinden ayrıdır ve entegrasyon sorunu vardır. Hollanda sağlık sisteminin Türkiye sağlık sisteminden farklı yanları; desantralize olması, kronik sağlık sorunlarına odaklı olması  (özellikle mental sağlık), sevk zincirinin uygulanması ve Türkiye’ye göre sağlığa ayrılan paranın çok daha yüksek olması dikkati çekmektedir. Sistemin Türkiye ile benzer yanları ise sosyal sigorta ve merkezi bütçenin bir arada kullanılması, birinci basamakta aile hekimliği sistemi olması, nüfusun yeterli oranda kapsamı, sağlık harcamalarında kamu oranının %75’in üzerinde olması ve aile hekimleri ile TSM hizmetlerinin entegrasyon sorunu olmasıdır.

Nitelikli halk sağlığı uzmanı yetiştirilmesi amacıyla ilki 2015 yılında HASUDER Sağlık Politikaları ve İstihdam Çalışma Grubu tarafından Almanya’ya düzenlenen sağlık sistemi inceleme gezisinin ikincisi HASUDER Uluslararası İlişkiler Çalışma Grubu tarafından 2016 yılında Hollanda’ya düzenlenmiştir. Uluslararası nitelikli gezici eğitim seminerleri geliştirilerek sürdürülmelidir.

Yurtdışı gezici eğitim seminerlerinin HASUDER Yönetim Kurulu tarafından da desteklenen rutin bir eğitim etkinliği haline getirilip en geç 2 yılda bir olacak şekilde devam ettirilmesi önerilmektedir.


Ek3. HASUDER WEB SAYFASI İÇİN HAZIRLANMIŞ KISA HOLLANDA GEZİ RAPORU

HASUDER ve NVAG Toplantısı

20-22 Nisan 2016, Leiden /Hollanda

2014 yılında Hollanda Halk Sağlığı uzmanları dernek üyelerinin ülkemize gerçekleştirmiş olduğu ziyaretin ardından alınan davet üzerine HASUDER aracılığıyla ülkemizden bir grup Hollanda sağlık sisteminin tanıtılması amacı ile düzenlenen programa katılmıştır. Program 3 gün sürmüş ve ülkemizden 7 kişi ve Hollanda NVAG üyelerinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir.

Çalıştayda Hollanda sağlık sisteminin tanınması ve iki ülkenin sağlık sistemlerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır.

20 Nisan 2016

Her iki ülke temsilcilerinin açılış sunumlarının ardından HASUDER Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Türkan Günay’ın mektubu NVAG başkanına sunulmuştur.

Türkiye sağlık sisteminin tanıtımı, sağlık öncelikleri,  güncel sağlık sorunları ve çözüm yolları hakkında sunumlar yapılmıştır. Olası işbirliği alanları açısından görüş alışverişinde bulunulmuştur.

Hollanda sağlık sistemini özetleyen şema üzerinden sistemin aktörü olan kurumlar ve sorumluluk alanları ve birbirleri ile ilişkileri tanıtılmıştır. Karşılıklı görüşler paylaşılarak sistemin geliştirilmesi gereken ve güçlü yönlerine değinilmiş ve Türkiye sağlık sistemi ile karşılaştırılmıştır.

Hollanda ekibi tarafından Hollanda’da yaşayan göçmenlerin sağlık sorunları, sağlık düzeyleri ve sağlık hizmeti kullanım özellikleri ile ilgili bilimsel araştırmaların sonuçları paylaşılmıştır.

21 Nisan 2016

Leiden ambulans müzesi ve günümüzde kullanılan ambulans istasyonunun tanıtılması ile başlamıştır.

Bölgesel halk sağlığı politikaları tanıtılmış ardından bölgesel birimler-tüberküloz kontrolü, cinsel sağlık, kolay incinebilir gruplar- çalışma alanları ile ilgili ayrıntılı sunumlar gerçekleştirilmiştir.  

Katwijk bölgesinde bulunan mülteci merkezi ziyareti öncesinde belediye başkanı ile buluşulmuştur. Belediye başkanı merkezin açılış sürecinde yaşananları, toplumun merkezle ilgisi algısını, yaşanan sorunları ve çözüm yollarını paylaşmıştır. Görüşme sonunda mültecilere merkezde ve merkez dışında sunulan sağlık hizmetinin anlatıldığı bir sunum yapılmıştır.

Mülteci merkezinde mültecilerin yaşam alanları (mutfak, odalar, tuvalet, banyo, oyun ve eğitim odaları, eğitim ve sağlık merkezi) görülmüştür. Gezi sırasında gruba eşlik eden merkez yöneticilerinden bilgiler alınmıştır.

22 Nisan 2016

Programın son gününde Hollanda Halk Sağlığı Ulusal Enstitüsü’ne gezi gerçekleştirildi.  RIVM tanıtım filmi izlendi ve ardından enstitünün internet sayfası tanıtıldı (http://www.rivm.nl/en). RIVM’in sağlık sistemindeki yerinin anlaşılması için sorular yöneltilmiş iki ülkenin sağlık sistemi ve bazı uygulamalar karşılaştırılmıştır. Program sonunda RIVM tesisinde kısa bir gezinti ile tanıtım yapılmıştır.

Halk Sağlığı Uzmanları Derneği’nin amacı, Türkiye’de yaşayan herkesin sağlığını korumak ve geliştirmek için çalışmaktır. Bu nedenle son günlerde doğum kontrolü ile ilgili tartışmaların yersiz olduğunu, kadın ve çocuk sağlığına zararlı olacağını halkımıza duyururuz.

Kadınlar bir toplumun geleceğini doğrudan belirleyebilme gücüne sahip olmaları nedeniyle özel bir gruptur. Ülkelerin gelişmeleri, kalkınmaları için olmazsa olmazlardan birisi olarak, kadınların sağlıkları öncelikli olarak önemsenmekte, anne ölümlerinin önlenmesi kalkınmanın temel ilkelerinden biri olarak her dönemde özenle vurgulanmaktadır.

Sağlıklı nesiller toplumun geleceği için gereklidir, sağlıklı anneler sağlıklı geleceği kurabilirler. Ülkemizde de olduğu gibi pek çok ülkede “sağlıksız, istenmemiş, planlanmamış, çok fazla, çok erken, çok geç ve çok fazla gebelik” hem doğacak/doğmuş bebeklerin, hem de kadınların hayatını doğrudan tehdit etmektedir. Her bireyin yaşam hakkı, en temel insan hakkıdır.  Devletlerin sorumluluğu da, yaşam hakkı gereği, her bireyin sağlıklı olacağı koşulları sağlamak, gerekli hizmetleri sunmak ve herkese ulaştırmaktır.

Anne ve çocuk açısından doğum kontrolü önemlidir
Doğum kontrolü yöntemlerine karşı çıkmak anne ölümlerinde ve bebek ölümlerinde artış demektir.

Sayfa 1 / 19

Go to top